Herıld Yani
Lost Duvarları

 

Diziye gözümüzü seninle açtık
Sayfalarca teoriyle hayat kararttık
Dengesiz davranmayı bir bırak artık
JACK” senin yüzünden kafayı biz oynattık.


Çilli çilli geziyorsun ortalıklarda
Güzelliğin yüzünden herkes bir hasta
Ya Jack‘e vereceksin ya da Sawyer‘a,
Azıcık uslu ol “KATE AUSTEN” asap bozma.


Ayağın sakatken kafan yerindeydi
Hayatımda görmedim ben böyle kaderci
Bir an önce bırak bu liderlik işini
JOHN LOCKE” baba en iyi sen sürerdin izi.


‘ They took my son ’ diye geziyordun sen
Oğlanı kurtardın yok oldun birden
Haber yok ki Walt‘un akibetinden
MICHAEL” hayalet ol geri dön bize lütfen


Yeter artık çıkacaksan çık ortaya
Sabrımız kalmadı, haberin ola
Ne ayaksın olm sen, bir ordasın bir burda
Evet ‘My son Michael‘ın oğlu “WALT” , bu laflarım sana


Uçağa binip gidiyor iki Koreli
İyi kötü herkese kendilerini sevdirdi
Doğacak bebek hayır getirecek mi ?
Allahınıza kurban ulan “KWON” çifti


Önüne gelene komik lakap takıyorsun
Genç kızların gönlünü feci yakıyorsun
Üstüne bir de aşk acısı çekiyorsun
Bir şeyler yap lan “SAWYER” çilen son bulsun


Kardeş derdine adaya düştü
Jack‘e zarf atsa da Sawyer‘ın aşkı onu süründürdü
Doktor “JULIET BURKE” ölümüyle hepimizi üzdü
Sawyer onu, gözyaşlarıyla, ada sahiline gömdü.


Lotoyu kazanıp oldun tam bi milyoner
Ölüleri sen gördün olduk biz derbeder
Herkes senin güzel esprilerine güler
HUGE REYES” ne güzelsin sen ne kalender


Aklı olan Saddam’ın yanında çalışır mı
insan insana böyle işkence yapar mı
Esaslı oğlansın herkes duyar sana saygı
SAYID JARRAH” büyümesin içindeki karartı


Ödüyorsun Charlie‘ye yaptıklarının bedelini
Ne oldu “CLAIRE” hanım bebek elden gitti
Sende de var hani bir manyaklık belirtisi
Ne bekliyoruz ki biz , hatun Jack‘in kardeşi


Senin gibi bir bebe görüldü mü cihanda?
Anan uğruna kasap oldu, asıp kesiyor adada
AARON” bebe hiç büyüme sen, hep kal kucaklarda
Büyürsen işin bok, bir lostie olduğunu unutmayasın haa


En sevdiğimiz şarkı ‘You All Everybody
Uyuşturucu onun hayatını mahvetti
Tüm lost ahalisi dirilmeni bekledi
CHARLIE” kardeşim dön artık üzme lan bizi !


Dikkat et kendine , sen bize lazımsın
Tırlatmayan bir sen kaldın , aman dikkatli olasın
Claire gibi Sayid gibi uçup gitmesin aklın
Namaste‘nin oğlu “MILES” lostielerimizi yalnız bırakmayasın


Bakmayın Koreliler’e dalıp durmamıza
Saygımız sonsuz “BERNARD” ile aşkınıza
Kanseri atlattın ya, farketmez ha dünya ha ada
ROSE” abla sen çok büyüksün çok yaşa


Ortalarda koşup birden çıkıverirdin
Kutup ayısından daha efendiydin
Siyah dumana yem mi oldun ne ettin
Haydi beş ver “VINCENT” bizi sen de mest ettin


ikisini toplasan da bir adam etmez
onlara yazılan bölüm iki dörtlük etmez
SHANNON” ve”BOONE” kardeşler ölüverdi tez
ayar oluyorduk inşallah biri geri gelmez


108 dakikada bir tuşa bastı
Oğlunun adını Charlie koydu, hatırnazdı
Her duyduğumuzda tebessüm belirdi yüzümüzde ‘ see you in another life brada ’yı
Tez elden yetiş “DESMOND DAVID HUME” , adanın ipi sapı kaçtı


Müzik yerine fiziği seçtin
Sabitin yaptın brada Des‘i gözümüze girdin
Neye yarar bunlar, öz anan tarafındna vuruldun gittin
Ah be “DANIEL FARADAY” sen bunları hak etmedin


Adanın çılgın French Chick ’iydi
Her daim aradı durdu Alex‘ini
Sonunda kör bir kurşuna kurban gitti
O değil de “DANIELLE ROUSSEAU” , BlackRock‘ın olayı neydi?


Kaç bin yaşındasın kimse bilmez
Sürmeli gözlü “RICHARD ALPERT” , tezgaha gelmez
Neden yaşlanmazsın , kimse anlam veremez
Ağzından 2 kelam çıksın artık, bu hikaye böyle bitmez


En sakat adam sensin bu adada
Karizmatik otorite modundan pısırıklığa düştün gözümüzde haberin ola
Lakin sana saygımız sonsuz bu arada
Eski karizmanla geri gel artık “BENJAMIN LINUS” gözümüz yollarda


Teoriyle şiirlerle mayağa döndük.
Git başka projelere imza at HÖDÜK.
Cevapsız soru kalırsa yine seni öldürrük
Kolla kendini “J.J.” sonun pek sönük…


(Murat + Gizem , gururla sundu. Bizlere anı, tüm Lost severlere armağan…)

Not: 6-7 Mart 2010’da Lost’un finalinden önce yazılmıştır. Blogspot’ta falan da var,tık de.

tamalanmamış halini görmek isteyenler , burayı tıklayınız.






Eski “Ekşi”ye , Eski “Ekşi”cilere

“Hayata tersinden bakabilen herkesin…..” buluştuğu yer derdim eskiden sözlük için. Evet belki bir zamanlar öyleydi ama 2004 yılı eylül ayı itibariyle pek de öyle değil. Evet, ilk başta da hayata düz bakanlar vardı sözlükte, bilhassa siyasi konularda hakim görüş devletin çizdiği çerçevede düşünmekten yana idi, ama epey bir “sisteme tersinden bakabilen” yazar da vardı. Ama sözlük kalabalıklaştıkça, popüler oldukça bu tarz yazarlar iyice azalır oldu, genel kanaat devletçi / muhafazakar / ayrımcı / söven bir çizgiye kaydı. Böyle olması gayetle normal, zira sözlük kalabalıklaştıkça Türkiye ortalamasına yaklaşacak matematik olarak.. Türkiye ortalamasi değimiz şey de malum, iktidardaki ve muhalefetteki partiye bakarsak rahatlıkla anlarız. Burada “kalabalıklaştı, kötü oldu” edebiyati yapacak değilim, yapanlar var yeterince. Benim dediğim tek şey, sözlük’ün artık “sistem-dışı” ya da “sistem-kenarı” özelliğini kaybettiği. yani “sen de artık herkes gibisin”.. Bu düzeltmeyi yapmak istedim sadece kendi adıma…

(Burada da varmış: Tık de.)

n.d.